ŞENES Erzik’in Federasyon Başkanlığı için adaylığını açıklayacağı iddia ediliyor. ‘Erzik’in “Türk futbolunu içinde bulunduğu durumdan kurtarmak için” bu görevi kabul edeceği söyleniyor. İşin aslı ise bu işin “Emir, demiri keser” şeklinde olacağıdır. “Bu işi üstlen” emrinin kimden geleceği herkesin malumudur.
Erzik ya da bir başkası; 27 Şubat’taki kongrede seçilecek kişi aslında “atanan” olacaktı zaten. Dolayısıyla Türkiye sınırları içindeki nihai kararlar uygulamalarda farklılıklar olsa da sonuçta aynı olacaktı. Yani Erzik de Atalay da Ulusoy da olsa iç kararlar aynı doğrultuda alınacaktı. Bu doğrultu ise asla Aydınlar federasyonunun doğrultusu olmayacaktı.
Sorun Türkiye sınırları dışındaki sorunları kimin nasıl çözeceğiydi. Şenes Erzik demek UEFA ve FIFA nezdinde çok önemli bir mesajdır. Dolayısıyla Edirne’den ötesini çözme yetisine sahip Erzik ismi doğru bir tercihtir.
Bence Erzik, yurtiçinde en az yüzde 50’yi memnun etmeyecek bir kararı alıp, yurtdışı sorunları çözümlediğinde görevi de bırakacaktır. Bir nevi “caretaker” aranılan bu ortamda Erzik doğru seçim olacaktır.
‘AYDINLARI ŞİKE TEKLİF ETTİ' İDDİASI ÇOK VAHİM
Aziz Yıldırım’ın Mehmet Ali Aydınlar’ı hedef alan açıklaması genellikle “Başkan olursun-olamazsın” restleşmesi üzerinden görülse de içerikteki çok net iddia ve isnatlar biraz dışarıda kaldı.
Yıldırım’ın iddiasına göre Aydınlar lisans vermediği bir futbolcuya “Aziz Yıldırım hakkında ‘şike teklifi yaptı’ dilekçesi ver, lisansını al” dedi. Yani resmen “şike” teklif etti. Ancak futbolcu kabul etmedi. Yine iddialara göre bu futbolcu İbrahim Akın. Şu ortamda ne Gaziantepspor ne de Akın bir demeç vermez. Aydınlar ise Yıldırım’ın iddialarını yalanladı. İddia için “Yalansa vahim; doğruysa daha da vahim” diyorum.
Bence yeni gelecek TFF yönetiminin geçmiş yönetimin etkisi altına girmiş olma ihtimaline karşı Disiplin Kurulu’nu değiştirmesi gerektiğini düşünüyorum.
ŞADAN KALKAVAN VE 'FIRSATÇILIK' ÜZERİNE
Fenerbahçe Başkanı’nın açıklamaları üzerine konuşulan dava süreci başladı. “Fırsatçılık” da Aziz Yıldırım’ın açıklamalarının akılda kalan kelimelerinden biri oldu. Fırsatçılık demişken aklıma Şadan Kalkavan’ın 2 farklı demeci geldi.
**
Fenerbahçe’nin son kongresinde Aziz Yıldırım’ın karşısına aday olarak çıkan Şadan Kalkavan, yıllar önce Cine-5’te Faik Çetiner’in programına konuk olmuştu. Kalkavan o programda Aziz Yıldırım için “Adam değil” ifadesini kullandı. Çetiner’in “Bir yanlışlık oldu herhalde” ikazına rağmen “Yok. Adam değil” diye ifadesinin arkasında durdu.
Aynı Şadan Kalkavan 26 Temmuz 2011’de Sabah’ın internet sitesine bir röportaj verdi. Sitenin “Son kongrede siz adaydınız. Aziz Yıldırım tutuklandı. Şimdi başkanlığa tekrar aday olur musunuz?” sorusuna aynen şu yanıtı verdi: “Fenerbahçe’nin bir yönetim kurulu var, o yönetim kurulu kendi içinde gelecekle ilgili kararları almışlardır, alacaklardır. Benim hayatta kesinlikle nefret ettiğim şeylerden biri böyle bir fırsatçı konumuna düşmektir, ben böyle bir şeyi kendime yakıştıramam, onlar ceza aldı da ben geçeyim diye bir şeyi Allah bana nasip etmesin, ‘Aziz Yıldırım bırakıyor, bu durumda başkan olayım’ diye bir fırsatçı düşüncem kesinlikle olmadı, olamaz.”
Yani arkasından değil, direkt TV ekranlarından “Aziz Yıldırım adam değil” diye söyleyebilen Şadan Kalkavan dahi “fırsatçılık” hakkında bunları düşünüyor.
Hakikaten; Allah insanı “fırsattan istifade eden adam” konumuna düşürmesin.