Çok açık konuşacağım; sonra rakamları konuşturacağım:
* Bu soruşturma bir Aziz Yıldırım operasyonudur. Sadece görünen hukuki eksiklikler değil, gazeteci olarak birçok kaynaktan edindiğim bilgiler de bu yorumumu yapmama neden.
* Ancak bu bir operasyon olsa da operasyon gerekçesi bence makul. İddianameyi okuduğumdan beri hep söylediğim gibi 3 ifade (Mosturoğlu-Eskişehirspor; İ.Akın-Belediye; Uğur Uçar-Ankaragücü) ve Serdar Kulbilge ile ilgili iddialara yönelik savunmaları merakla bekliyorum.
* Nasrettin Hoca’nın “Kazanın doğurduğuna inanıyorsun da öldüğüne neden inanmıyorsun” kıssası tam da karşımızda duruyor. İddianamenin Fenerbahçe ile ilgili kısmına tam olarak katılanlar Beşiktaş ve Trabzonspor’la ilgili kısımlarına hiç katılmıyorlar. Ha keza Fenerbahçeliler de iddianamenin kendileriyle ilgili hiçbir tarafına inanmıyorlar ama Beşiktaş ve Trabzonspor’la ilgili kısımlarına sorgusuz inanıyorlar.
* Bu işin sonunda F.Bahçe tam olarak aklansa bile birçok rakip taraftar nezdinde “şikeci” damgasını yemiş durumdadır. Bundan kurtulmanın tek yolu küme düşmektir.
* 58. madde değişmeyecek. Bu maddenin değişmesini isteyenler ‘teşebbüs’le cezalandırılma korkusu yaşayan kulüplerdir.
* Türkiye’de kimsenin temiz futbol falan istediği yoktur. Fenerbahçe tek başına cezalandırılsa “futbol temizlendi”; sadece Fenerbahçe aklansa diğerleri hüküm giyse bile bu kesimin gözünde “Fener kurtarıldı” olacaktır. Bunun nedeni “adalet arayışı“ değil; “Fenersizlik özlemi”dir.
* O nedenle sadece ama sadece Fenerbahçe’nin küme düşmesi çoğunluğu memnun edecektir. Kısa vadede ise G.Saray dışındaki tüm kulüplerin iflas noktasına gelmesi kaçınılmazdır.
* Fenerbahçe küme düşerse ciddi bir maddi darboğaz yaşayacaktır. Kendine gelmesi en az 3 yılı bulacaktır. Ama sistem tamamen yıkılacağı için G.Saray dışında hiçbir takıma nefes alma imkanı dahi bırakmayacaktır. O yüzdendir ki Beşiktaş Başkanı da Sadri Şener de diğer kulüp başkanları da “Fenerbahçe düşsün” diyememektedir. Bugüne dek bir kez bile bunu söylememişlerdir. Genel Kurul’daki açık oylamada “Kimse düşmesin” yolunda oy kullanacaklardır.
* G.Saray ise mevcut durumda en rahat takımdır. Havuz sisteminin bozulması ve Fenerbahçe’nin düşmesi durumunda ekonomik sarsıntıyı en çabuk atlatacak takımdır. 3-4 yıl sonra kendi TV haklarını satarak mevcut gelirlerinden ortalama yüzde 40-50 daha fazla alacak olan F.Bahçe ile birlikte İspanya Ligi gibi ikili bir lig oluşturacak tek takım G.Saray’dır.
* Geçen sene tüm takımlara ‘havuz’dan toplam 510 milyon 500 bin TL ödenmiş. Fenerbahçe’nin payına 64 milyon TL düşmüş. Aynı puanla ligi tamamlayan Trabzonspor ise 49.375.000 TL almış. Beşiktaş ise 5. sırada ligi tamamlamasına karşın 40.625.000 TL kazanmış. Geçen yılı 8. sırada bitiren Galatasaray ise 39 milyon TL gelir almış. Yani G.Saray 8. sıradayken bile 3 sıra üstündeki Beşiktaş’tan sadece 1.6 milyon TL az kazanmış.
* ‘Havuz’un bozulması halinde F.Bahçe ve G.Saray yayından yılda en az 90-100 milyon TL kazanır. Buna karşın Trabzonspor 25-30’u; Beşiktaş 50-60 milyon TL’yi zor bulur. (Bu rakamlar kaba etimden sallama değil, 2 büyük TV kuruluşu ile yaptığım basit simülasyonlar sonucunda ortaya çıkmıştır) Rakiplerinin her yıla 30-40 milyon TL fazla gelirle sezona başlamasının ne demek olduğunu emin olun tüm kulüp başkanları hesap ediyor.
* O nedenle herkes ama herkes bu ekonomik hesaplarla yüzleştiğinde “aman kimse düşmesin” diyor. Sonra siz taraftarına başka mesajlar veriyorlar.
* Dolayısıyla Fenerbahçe’nin düşmesini G.Saray ve bence bir kısım Fenerbahçeli’den başka kimse istemiyor. Fenerbahçeliler, “Biz niye sırtımızda bir sürü takım taşıyalım. Düşelim, çıkalım sonra ak koyun kara koyun ortaya çıksın” diyor. G.Saray ise yukarıda anlatmaya çalıştığım ekonomik sebeplerden. Bakmayın “Şahin” Adnan Öztürk’ün “adalet” çıkışlarına. Adnan Öztürk Bey’in gerçek derdi “adalet” olsa Göksel Gümüşdağ’ın karşısına oturmazdı. Ama Öztürk de siyasete göbekten bağlı olduğundan Gümüşdağ ile ilgili tek kelime edemez.
* Ayrıca Fenerbahçe’nin durumuyla ilgili siyasi baskı olmadığını düşünmek de saflık olur. Tüm kulüplerin siyasete göbekten bağlı olduğu da herkesin malumu iken siz olsanız Genel Kurul’da ne derdiniz?
* Bu gerçekler ışığında Fenerbahçe’nin kupasının elinden alınması halinde kendi kendini küme düşürme planı düşünülebilecek bir alternatiftir.
Ezcümle; F.Bahçe’nin küme düşmesi Fenerbahçe için “felaket” olmaz. “Sarsıcı ve yıpratıcı” olur. Ama “felaket” asıl G.Saray dışındaki tüm takımlar için kullanılabilecek bir sıfattır. Rakamlarla ilgili endişeleri olanlar, futbol ekonomisti Tuğrul Akşar ile yaptığım röportajı tekrar okuyabilirler.