Haftalardır rüyasını gördüğümüz Robinho transferi masalı bitti. Brezilyalı oyuncu, yaptığı açıklamayla kendisine tek resmi teklifin sanıldığı gibi Beşiktaş’tan değil Fenerbahçe’den geldiğini belirtti. Bu teklifi kibarca reddeden Robinho, İtalya ya da İspanya’ya gitmek istediğini de kaydetti. Robinho’nun açıklamalarının detaylarını her internet sitesinde bulabilirsiniz.
Peki Robinho bu açıklamalarıyla aslında bize ne anlattı?
Sıralayalım:
1- Türk spor medyasının en yalancı organının www.fenerbahce.org olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Çünkü bu ‘yalanlamaktan bitap düşen’ ama her ‘yalan’ dediği eninde sonunda doğru çıkan bu site birkaç gün önce “Robinho ile ilgilenmedik; ilgilenmiyoruz” demişti. Robinho ise “Tek resmi teklifi getiren Fenerbahçe’ye teşekkür ederim” diyor.
2- Gelelim işin teknik taktik kısmına. Aykut Kocaman istediği kadar “Alex’le sorunum yok” desin; kendi teknik direktörlüğünün gücünü artırmak adına mıdır; gerçekten taktiksel sorun dolayısıyla mıdır bilmem Alex’i takımda istemiyor. Gerekçesini de “Alex koşmuyor” gibi içi hiçbir zaman doldurulamayan bir iddiayla açıklıyor.
“Koşan Takım” yaratmak, ama aynı zamanda iyi pas yapan bir ekip olmak istediğini söyleyen Kocaman’ın takımın en iyi pas yapan adamını oynatmıyor. Yine de teknik direktörlerin bu tür kararlarını anlayışla karşılayabiliriz. Ancak bunu “Koşmuyor, adam kovalamıyor, Messi bile topa ayağını uzatıyor” klişesi ile yapıyorsa bana da Robinho ne kadar koşuyor ki? sorusunu sormak kalıyor.
Herhangi biriniz Robinho’nun rakip sağ beki kovaladığını, yatarak top kestiğini, ya da omuz omuza mücadele rakip stoperleri ezdiğini, hücum pres yaptığını gördünüz mü? O halde madem F.Bahçe Robinho ile ilgileniyor; Aykut Kocaman’ın Alex kararı “Koşma” fiilinin dışında kalmıyor mu?
Oldu da Robinho F.Bahçe’ye geldi diyelim. Kocaman Robinho’ya da “Koşmazsa forma yok” diyebilecek miydi? Ya da Robinho’yu Kocaman değil; Aziz Yıldırım istedi. O halde Alex’in oynatılmamasını Aziz Yıldırım mı istemiyor diye sormak geliyor içimden. Ama biliyoruz ki Yıldırım Alex’e hayrandır ve takımda fikir alışverişinde bulunduğu 2 futbolcudan biridir.
3- Özetle benim bu işten anladım şudur: Robinho’yu Aziz Yıldırım istedi, transfer olmadı. Eğer transfer gerçekleşseydi en az Alex kadar koşmayan Robinho 11’de yer alacak Alex yine oynayamayacaktı. Bu durumda Aykut Kocaman’ın “Koşmayana forma yok” tavrı taca çıkacaktı. Ancak bir kulüp Robinho ile ilgileniyorsa Alex gibi yıldızlardan faydalanmayı düşünüyor demektir.
Bu da bize yakın zamanda Aykut Kocaman-Aziz Yıldırım toplantısının olacağını; uygun bir dille “Hocam şu Alex işini takıntı haline getirme” konuşmasının yapılacağını gösteriyor.
Yoksa Alex’i istemeyen bir camia Robinho’yu istiyorsa ortada perhiz ve lahana turşusu ikileminden başka bir şey yoktur demektir.