2007 sezonu dünya şampiyonu Kimi Raikkonen Lotus Renault GP takımı ile Formula 1’e geri dönüş yaptı. Beklenen transfer gerçekleşti ama iki farklı sonuç karşımıza çıkıyor.
2011 sezonunda Vettel ve RB7’nin hakimiyeti her yarış haftasından yeni haberlerin oluşmasına sebep oluyordu. Bu haberlerden biri de (belki de en önemlisi) Raikkonen’in geri dönüşü ile ilgili çıkan haberlerdi. Evet, artık bu haberler sonlandı, Raikkonen geri dönüş yaptı ama neden beklenen takıma gitmedi. O nokta çok önemli…
Çok değil bir önceki yazımda Raikkonen Williams takımının üstünü çizecek! Diye bir cümle belirtmiştim. Bunu neden o zaman yazmıştım, çünkü asılsız haberler ve dedikodular Kimi Raikkonen’in hiç ama hiç sevmediği şeyler onun için Williams takımı Raikkonen’i kaybetti. Onun birikimden hiç faydalanamayacaklar. Onlar adına üzüntü verici ama Williams takımı bu kötü stratejiyi hep uyguluyor. Birkaç örnek…
Juan Pablo Montoya’yı sanırım Schumacher’i Brezilya GP’si ilk virajın da geçtiği anda hatırlarız ve hiç unutmayız. O dönemde Williams takımını adeta uçuruyorlardı. Ralf Schumacher’de Williams takımı ile ilk zaferini kazandı ve Montoya ile takımı zirveye taşıdılar. Nico Hülkenberg Williams takımının adeta yerde sürüklendiği bir sezonda Brezilya GP’sinde pol pozisyon kazandı.
Üç örnek pilotun akibeti ne oldu. Sizler de hatırlayacaksınız Williams takımından gittiler, gitmelerine fırsat verildi. Elbette daha büyük bir takıma transfer olmak normal ama bu pilotları takımda “adeta bitirmek” anormaldir. Birde son örnek Sam Michael!
Sam Michael artık McLaren takımında. Sezon ortasında Williams takımından McLaren takımına transfer oldu. Bence de mükemmel karar verdi ama yaşananlar tam anlamıyla aptalca…
Sam Michael son üç yarışta McLaren garajında çalışmaya başladı ve kontrat imzaladığı haftalarda Williams takımıyla görev başındaydı. Bu ne biçim bir iştir. Bir takıma transfer oluyorsunuz ama hala eski takımınız da çalışıyorsunuz! Bu ne rahatlıktır.
Sam Michael’in davranışını belki de “Williams takımını yarı yolda bırakmamak” diye yorumlayabiliriz. Ben yine bu görüşe katılmam. Ama Williams takımı bu işi neden böyle devam ettirdi hiç anlam veremiyorum. Siz takım sahibisiniz, sizin en önemli çalışanınız rakip takıma gidiyor ama siz hala o çalışanı takımda tutuyorsunuz. Takım, ancak “o çalışanı kontrat imzaladığında, onu takımdan kovarak, kapı önüne koyarak” olunur.
İşte bu garip şeyler Williams takımında yaşanıyor ve Raikkonen’de bu garip şeyleri görüyor. Sezon ortasında Raikkonen, Williams takımının fabrikasına ziyarete gitti. Ve çok memnun kaldı. Çünkü, Williams takımı 2012 sezonu kuralları dahilin de yeni aracı o dönemde Raikkonen’e gösterdi. Ve büyük ihtimal ile aracı simülasyon da testte etmiş olabilir. Sonuçta Kimi Raikkonen’de dönüş kararını o dönemde almıştı. Dönüş kararı almış ki Williams takımının fabrikasına gitmiş ve aklında Williams takımı oluşmuş. Bu çok net ama bu netlik artık imkansız.
Raikkonen çok soğukkanlı bir pilot, kendisinin lanse ettiği “ICEMAN” lakabını boşuna kullanmıyor. Kariyerinde ilk zaferini Fransa GP’sin de Schumacher’in önünde McLaren koltuğunda yaşamak üzereyken yarışta spin atmış ve birinciliği yani ilk zaferini Schumacher engellemişti. Podyumda ikinci sırada Schumacher’in yanında hiç umursamaz gibi davranıyordu. Evet, büyük bir pilotun yapması gereken bir durumdu bu. “Galibiyet giderse gitsin, ben hala buradayım” diyebilmek sanırım Raikkonen’i anlatır.
2007 sezonuna bir bakalım. McLaren takımından Ferrari takımına transfer oluyor. İlk yarışı kazanıyor ve sezon sonunda Raikkonen şampiyon oluyor. İlk sezonunda şampiyon olmak hem de yeni bir takımda kolay değil elbette. Günler geçiyor ve ayrılık zamanı geliyor. İşte rahatlığın ikinci yanı!
Ferrari pilotusunuz, yarışları bırakın dünya her yönünüzle sizi konuşuyor. Ve siz Ferrari takımından ayrılıyorsunuz. Takım şaşkın, yöneticiler şaşkın hatta tüm grid şaşkın. Ama Raikkonen büyük bir güvenle sadece çantasını alıp gidiyor. Bunu kim yapar ki? Hiç kolay bir hareket değil.
Kubica’nın üzücü kazasının ardından Renault takımı Raikkonen ile görüşüyor ve her şey detaylandırılıyor. Ama Raikkonen yine Renault takımının üstünü çiziyor. Neden? Asılsız haberlerden ve dedikodulardan. Takıma “benim üstümden reklam yapmayın” diye bir cümle söylüyor. Hani derler ya “kavga da söylenmez” bir cümle söylüyor. Ve Renault takımı transferin olumsuz sonuçlandığını söylemeye mecbur kalıyor.
Raikkonen ve Schumacher erken bir ayrılık gerçekleştirip geri dönüş yaptılar. Benim beklentim Schumacher için, Ferrari takımından neden ayrıldın? Geri dönüş neden yaptın? Şeklindeydi, hala aynı görüşteyim. Raikkonen & Schumacher ikilisini aynı takımda izleyemedik. Çünkü ikisi de takımda lider pilot olmayı şart koşuyor.
Raikkonen, geri dönüşü Ferrari takımına neden yapmadı? Tek cevap var “lider pilot” olma meselesi. Alonso & Raikkonen ikilisini hangi takım patronu istemez ki. Yada Vettel & Raikkonen ikilisi için de aynı sonuç geçerli. Bu üst düzey pilotlar her zaman kendilerini lider pilot kabul ederler ve bir pilotun yanına gitmezler, yerine transfer olurlar. Bu konuda da haklıdırlar.
Onun için;
Raikkonen; Lotus Renault GP takımına gidiyor.
Schumacher Ferrari takımından emekli oluyor ve yerine Raikkonen geliyor.
Alonso, Schumacher ikilisini aynı takımda göremedik.
Raikkonen, Alonso ikilisini aynı takımda göremedik.
Vettel ve Raikkonen’i de birlikte göremedik.
Son olarak bir önemli not ile yazıyı sonlandıralım. Renault takımının eski patronu Flavio Briatore’nin Formula 1’de ki cezası 2013 sezonunda sona eriyor. Briatore, Schumacher ve Alonso ile şampiyonluklar yaşadı. Htspor.com farkı ile yazıyorum. Briatore & Raikkonen birlikteliği için 2013 sezonunu bekleyin ve şampiyonluğa hazır olun. 2012 sezonunda Raikkonen’den bir başarı gelecektir ve şampiyonluğa ortak da olabilir ama 2013 sezonu çok daha farklı olacak.
Diğer analizlerde görüşmek üzere…