AYLARDIR uyutuluyoruz, kandırılıyoruz. Tam bir tiyatro. Ve bu tiyatroda son perde oynanmak üzere. Türk futbolunun aktörleri ve figüranları yarın Ankara’da bir kez daha boy gösterecek, sözde Türk futbolunu kurtaracaklar. Aslında senaryo çoktan yazılmış. Federasyon yazmış. Şimdi o senaryo aktör ve figüranlara tasdik ettirilecek. Bakalım neler yaşayacağız? Bakalım o kadar kolay sahneye koyulabilecek mi? Plan şu.... 58. madde değişmeyecek. Değişmeyecek ama aynı zamanda uygulanmayacak da. Kısacası üstü örtülü af. Şike olsa, teşvik olsa kim takar? Bir önerge verecekler. Puan silme, para cezaları, Avrupa’dan men v.s. Önergenin kabulünden sonra da federasyon, “Siz istediniz ben de uyguladım” diyecek, talimata ek maddeyi yerleştirecek. Cezaları verecek kurum belli. Profesyonel Disiplin Kurulu. Bunu bizzat federasyon açıkladı. Sözde sorumluluğu üzerinden attı. Disiplin Kurulu araştırmasını, soruşturmasını tamamlamadı ama cezalar belli bile. Belirleyen Mehmet Ali Aydınlar ve yönetimi. Disiplin Kurulu’na işte bu cezaları vereceksin diyorlar resmen. Ve ne yazıktır ki o yönetimde “Biz ne yapıyoruz beyler?” diye ayağa kalkıp karşı çıkan da yok. Ceza şu... Şikeye, teşviğe karışana minimum -12 puan. Maximum için rakam belirtmiyorlar. Ucu açık olması gerekir ama herhalde kimsenin işine gelmiyor. Minimum -12 diye tutturmuşlar gidiyor. Hangi suça göre minimum -12 belli değil. Sorgulayan da yok. Bu suçlamalarla karşı karşıya olan kulüpler bile. Herkes kaderine razı. Sanki, “Yeter ki küme düşmeyelim. Avrupa kupalarına katılmasak da olur” havası hakim gibi. Aziz Yıldırım, Metris’ten meydan okuyor, gözdağı veriyor, olayın seyrini istediği gibi değiştiriyor, cevap vermeye cesaret eden yok. Minimum üstü çıkacak cezalarda kademelendirme var mı yok mu belirsiz. Ölçü ne olacak açıklanmıyor. Medya alet ediliyor. Basına sızdırılan haberlerle yazdıkları senaryoya zemin hazırlıyorlar. “UEFA böyle istiyor, yazılı onay geldi” haberleri ile kılıfına uydurmaya çalışıyorlar.
CEZALAR BELLİ
Mehmet Ali Aydınlar’ın son demecinden belli. Ne dedi başkan? “Teşviğe teşebbüs eden bile -12 puan cezayı alacak.” Adres de belli. Trabzonspor ve Beşiktaş. İkisine de -12 puan ufukta gözüküyor. Ki bunu da çeşitli yollarla dillendiriyorlar ve kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. Fenerbahçe’nin cezası da belli. -24 puan!!! Neye göre -24 puan. 19 maçın suçu buysa kargalar güler. Yoksa Fenerbahçe’yi sadece 2 maçta suçlu buldunuz da bizim mi haberimiz yok. Öyleyse açıklayın da biz de bilelim kamuoyu da aydınlansın. “Ben yaptım oldu” demekle de olmaz. Tahkim’den döner, işler daha da karışır.
RAPOR DEĞİŞİR, ÖZÜ DEĞİŞMEZ
Beşiktaş ve Trabzonspor’a yöneltilen suçlamalarla Fenerbahçe aleyhindeki suçlamalar arasında dağlar kadar fark var. Ama birine -12, diğerine -24. Olacak gibi değil, anlaşılır gibi değil. Peki hangi hakla, hangi vicdanla, hangi cesaretle bu cezaları vereceksiniz? Beşiktaş ve Trabzon’a -12 puan ceza kesseniz bile Fenerbahçe’ye çıkarmanız gereken fatura en az 4-5 katıdır. Bunun dışında bir cezanın açıklamasını asla yapamazsınız. Ki Beşiktaş ve Trabzon’u suçsuz ilan eden Etik Kurulu. Federasyonun Etik Kurulu. Hepsi birbirinden değerli hukukçulardan oluşan Etik Kurulu. Etik Kurulu raporunun ardından Beşiktaş ve Trabzon aleyhine ek deliller mi çıktı? Hayır, çıkmadı. Rapor değişecekmiş. Özü değişmez ama değişse değişse Fenerbahçe ile ilgili bölümleri değişir. Beşiktaş ve Trabzonspor ile ilgili deliller, ifadeler, tapeler raporun verildiği günde de aynıydı, şimdi de. Değişen satır yok. Peki keseceğiniz cezayı hangi gerekçelerle izah edeceksiniz?
DÜN TEMİZDİLER, ŞİMDİ...
Olayın elbette bir de UEFA boyutu var. Alacağınız iddia edilen bu kararlarla Beşiktaş ve Trabzonspor Avrupa’da da çok ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir. UEFA’ya alenen “Gel bu iki takımın kellesini al” diyorsunuz. Dün temizsiniz dediğiniz bu iki takıma bugün kirlisiniz demeye hazırlanıyorsunuz. İnanın bu kararın altından kalkamazsınız. Siz siz olun iyi düşünün. Fenerbahçe’yi kurtarmak, futbolun ekonomisine zarar vermemek uğruna Türk futbolunu batırmayın. Buradan herkese sesleniyorum... Şu anda Türk futbolunun tezgahında duran “Ahlak ve para”dan sıcak görünen parayı seçip kirlenen futbolumuzu biraz daha kirletmeyin... Son söz de şu. Kulislerde tüm bunlar olup biterken, bu senaryo kulaktan kulağa konuşulurken Beşiktaş neden bu kadar sessiz kalıyor, onu da anlamış değilim doğrusu.