Başlık aslında çok hoşuma gitmese de, yazının var oluşunu anlatıyor. Bu güzel sitede son yazımdır bu. En azından şimdilik. Güzel günler geçirdim, yazılarımı zevkle paylaştim, çok eleştiri de aldım, çok olumlu yansımalar da oldu.
“Önüne gelen yazıyor kardeşim, seni kim soktu o binanın içine birader“ kritiğinden, “Abi sağol ya, benim düşündüğümü yazmışsın, süper ya, bu arada Fatih Altaylı’ya selamlar“ övgüsüne kadar herşey geldi. İstisnasız herkese teşekkür ediyorum, ağıza alınmayacak kadar küfür edenlere de.
Ben kimi zaman önemli bir yazıyı yazmak için bile zaman bulamıyorken, bir word sayfası kadar yaratıcı küfürler göndermek için vakit ayırabilen arkadaşları gördügümde, boş zamanları için onları kıskandım. Bir öneri: küfür kompozsyonlarındaki imla hataları üzerine biraz daha çalışmalılar.
İşimi burada hep doğru mu yanlış mı yaptım bilemiyorum ama gelen tepkilerin arasında hem Beşiktaş, hem Fenerbahçe, hem Galatasaray hem de Trabzonspor düşmanı olduğum söylendi. Demek ki, hepsine aynı yakınlık ve uzaklıkta birşeyler yazmışım ki, herkes düşman görmüş beni. Oysa yazılarımın hiçbirinde düşmanlığı yansıtan, düşmanlığı körükleyen tek kelime etmedim. Ellerine bayrak yerine kalem verilen bazı fanatik yazarlar gibi gönül verdiğim takımın peşinden koşmadım. Bu, bundan sonra yazacağım yerde de farklı olmayacak.
Son olarak: Cidden çok kötü olan ve hangi sebeple seçtiğimi bilmediğim köşemdeki fotoğrafım ile ilgili de az sayıda mail almadım değil! Hepiniz haklısınız, söz veriyorum bu kızarmış tavuk kafalı adamı bu şekilde bir daha görmeyeceksiniz...
Sağlıcakla kalın...