Apoel-Karşıyaka maçı sonrası Güney Kıbrıs'ta yaşanan olaylar gerçekten son derece vahim ve üzücü. Bu olayın sportif bir olay olduğunu söylemek son derece güç.
Güney Kıbrıs'ın fanatikleri, temsilcilerinin takımı olan Apoel'in, Türk takımları ile oynadığı hemen her maçta benzer olaylar çıktığını biliyoruz. Ancak bu derece gözlerinin döndüklerine ve saldırganlaştıklarına ilk kez tanık oluyoruz. Belli ki her geçen gün çözüme doğru giden Kıbrıs'taki sorunun yumuşaması bu fanatikleri rahatsız etmiş. Kazandıkları bir maçtan sonra bu denli saldırganlaşmaları da bunun açıklaması.
Şimdi 'bundan sonrası ne olacak' diye bir soru gündeme gelecektir elbette.
1- Öncelikle temsilcimiz Karşıyaka olayı belgeleri ve gözlemci hakem raporlarıyla birlikte FIBA'ya taşımak durumunda. Burada dikkat edilecek konu olayların maç içinde değil maç sonrasında olduğunun altını çizerek planlı bir provokatif eylem olduğunun vurgulanmasıdır. Öyle sanıyorum ki FIBA, olayı bu açıdan bakıp değerlendirirse ve işin sportifliği değil siyasi bir boyutta olduğuna karar verirse Apoel'in çok daha fazla ceza alması sağlanır.
Bu cezalar ne olabilir?
Tabii ki sağduyulu düşünülürse rakip takımın can güvenliğini ve sağlığını tehlikeye atmaktan Apoel'in Avrupa Kupaları'ndan en az 2 yıl süreyle men edilmesi gerekir. Bunların yanı sıra kulübe ve gerekli önlemi almayan Kıbrıs Federasyonu'na da ağır para cezası gündeme gelecektir.
Kıbrıslı Rumlar, işi sportif bir taşkınlık çerçevesine çekip Yunan lobisinin de yardımıyla daha az bir ceza ile kurtlamayı hedefleyecektir. Bu durumda bizim de FIBA'daki lobilerimizi harekete geçirip olayın sportif değil siyasi ve ırkçı bir saldırı olduğunu ısrarla vurgulamamız gerekiyor.
Hatırlayın yıllar öncesinde Efes Pilsen ve Aris arasında oynanan İtalya'daki final öncesinde Aris taraftarları tarafından çıkan olaylarda Yunan kulübü bir yıl süreyle kupalardan men edilmişti. Bunun için olayın peşini bırakmamak ve rakibin ağırca suç işlediğini güçlü verilerle FIBA'ya kanıtlamak gerekiyor. Bütün dünya basınına yansıyan bu olaya Avrupa basketbolunu yönetenlerin kayıtsız kalacağını sanmıyorum.
Ancak başından beri dediğim gibi bu işin peşini bırakmayacağımızı ve rakibin yaptığı suçun cezasız kalmaması gerektiğini her fırsatta vurgulayıp davamızın takipçisi olmamız şart. Öyle sanıyorum ki FIBA da gerekli cezayı verecektir. Yapılması gereken Kıbrıslı Rumlar ve Yunanlılar'ın işi hafifletmeye çalışmalarının engellemesidir. Yoksa bu durumlarda verilecek cezalar talimatlarda en açık şekilde yer almaktadır.