Ve uzaylılar Johannesburg’dan ayrılıyor…
12/07/10 01:11
[javascript protected email address]

2010 Güney Afrika’yı “bir Messi’m olsaydı” diyenler değil Messi’yi yaratanlar kazandı…

1982’de büyük bir uzay gemisi, Güney Afrika’nın Johannesburg kenti semalarını kendisine mesken tutar. İnsanlar, uzun bir süre temas sağlanamayan uzay gemisinin nihayet kapılarını açarlar.

Büyük bir teknolojiyle karşılaşacaklarını sanan insanlar tersine büyük bir sefaletle karşı karşıya kalırlar. Uzaylılar, dünyayı ele geçirmek için değil, ona sığınmak, orada yaşamak için dünyaya gelmişlerdir.  

Binlerce uzaylı yaratık Johannesburg’da 9. Bölge adıyla anılan bir mülteci kampına yerleştirilir.

Ancak uyum sorunu zamanla ayyuka çıkar. Bir süre öncesine kadar beyazlardan ayrımcılık gören Güney Afrikalı siyahların bu kez kendileri uzaylıları dövmeye, aşağılamaya başlar.

TEK ÇARE İŞİ BİTİRİP GİTMEKTİ
Zamanla sayıları 1.8 milyona ulaşan uzaylıları kontrol etmekle görevlendirilen MNU (Multi-National United) adlı kuruluş ise uzaylıların silahlarını yapıp büyük paralar kazanma peşine düşer.

2010 Eylülü’nde uzaylıların tek çaresi kalmıştır: Gemiyi onarıp oralardan uzaklaşmak…

Seyretmeyenler için devamını anlatmayacağım ama peşinen söyleyebilirim: Yapımcılığını Peter Jackson’un, yönetmenliğini Neill Blomkamp’ın yaptığı 2009 tarihli “District 9” (Yasak Bölge 9) adlı bilimkurgu filme, en iyi film, en iyi senaryo ve en iyi özel efekt dallarında aday olduğu 2010 Oscar’larında tek bir ödül vermeyerek halt ettiler.

2008’DE YAPTIKLARI GİBİ
Neyse ki, 2010 Dünya Kupası’nda İspanya çevirdiği filmle ödülünü aldı ve evine dönüyor.

Neyse ki, çünkü bu kupadaki her türlü ruhsuzluğa, hakem hatasına, kötü futbola rağmen “kupayı hak ediyor” denebilecek birkaç ülkeden biri onu evine götürüyor.   

Bize, her şeye rağmen hücumdan, oynamaktan ve estetikten vazgeçmeyerek futbolun tadını sunan İspanyollar bu gece çılgınca eğlenmeyi hak ediyor.

Tıpkı 2008’de Avrupa Kupası’nı alırken yaptıkları gibi…

ÖYLE ÇOK MESSİ VAR Kİ…
Bu başarıda, Güney Afrika’ya dünya futbolunu ele geçirmek için değil, sadece futbolu  yaşamak için gelmelerinin payı büyük.

Bu kupaya gelmelerinden çok şey beklenen ülkelerin burnu büyüklüğüne kapılmamalarının payı büyük.

Futbolda istikrar denen şeyi iki yıl arayla iki büyük kupayı alarak göstermeyi bilecek kadar çalışkan olmalarının payı da büyük.

Ama en önemlisi; İspanya’ya yenilmeden önce Almanya Teknik Direktörü Joachim Löw’ün söylediği söz: “İspanya takımında öyle çok Messi var ki…”

NOLDU YORUMCU EFENDİ?
Bu kupa, Messi’nin Messi olmasının değil, nerenin ve kimlerin onu Messi yaptığının daha önemli olduğunu gösterdi.  
   
Bu kupa boyunca yazdığım 10 yazı da bana, futbol yazarken ahkâm kesmemeye çalışsan da ahkâm kestiğini, dikkatli okurlara açık vermemenin mümkün olmadığını gösterdi.

İki hafta önce bir okur bana; “Noldu yorumcu efendi” diye başlayan mail’inde, ilk dörde üç Latin Amerika takımının kalacağını yazdığımı hatırlattı.

Buradan ilk ve son kez açık ediyorum: Zaten tahminlerim tutsaydı beş yıldır yaptığım 100’den fazla bahis kuponundan en azından biri tutardı.      

Bahis sitelerinde benim kaybettiklerimi kazananların beni eleştirmesine daha fazla dayanamıyorum.

Ve onurlu bir spor yazarı gibi uzay gemisine binip artık aranızdan ayrılıyorum…

WC2010 Canlı Sonuçlar
 
 
 
 
  O G B M Puan
  0 0 0 0 0
  0 0 0 0 0
  0 0 0 0 0
  0 0 0 0 0