Biz, futbolun hay-huyuna dalmışken zaman zaman sporumuzda yaşanan güzellikleri gözümüzden kaçırıyoruz...
Yok Diyarbakır olayları, yok ligin zirvesindeki ve dibindeki çekişme derken, Avrupa'da gerçekten büyük ses getiren önemli bir olayı belki de farkedemiyoruz. 'Nedir bu önemli olay' diyeceksiniz. İşte bakın futbolda, basketbolda Avrupa Kupaları'nda yerlerde sürünürken, voleybolda Fenerbahçe Acıbadem diye bir takım çıkıp, ünlü takımlara fileyi dar ediyor. Yapılan iş, gerçekten her türlü övgünün üzerinde. Önemli bir spor adamı olan Mehmet Ali Aydınlar'ın yönetiminde süper bir kadro kuran ve dünyanın en önemli oyuncularını (Gamova gibi) kadrosuna katmayı başarabilen Fenerbahçe Acıbadem Volaybol Takımı oynadığı tüm maçları kazanarak, dörtlü finale adını yazdırdı bile.
Rakiplerini eze eze Avrupa Şampiyonluğu'na koşan, ligde de oynadığı tüm maçları kazanan bu takımı yürekten kutlamamız gerekiyor.
Öyle inanıyorum ki, 3-4 Nisan'da Fransa'nın Cannes kentinde yapılacak 4'lü Finallerinden sonra elde edilecek başarıyla hepimiz bu takımı yere göe sığdıramayacağız. Ben şimdiden tüm ulusun Avrupa'da çok sıkıntı çektiğimiz bu dönemde, bize gurur veren Fenerbahçe Acıbadem bayan takımının yanında olması gerektiğini söylüyorum.
Yaptıkları iş, aldıkları sonuçlar, öyle kolay kolay başarılabilecek işler değil.
Bu takımı kuran, emeği geçen herkese bir sporsever olarak yürekten teşekkür etmemiz gerekir!
KISIR ÇEKİŞMELERİ BIRAKALIM
Sporumuzun bir başka önemli uluslararası sınavını ise basketbolda vereceğiz. 18 yıldır Türk basketbolunu yöneten
Turgay Demirel, FIBa Avrupa Başkanlığı'na aday...
Görünen o ki, Demirel, bu hedefine de ulaşacak.
Uluslararası arenada çok fazla söz sahibi olmadığımız düşünülürse, Demirel'in başkanlığa yürüyüşünün bizler için ne
kadar önemli olduğu ortada.
Şimdi kısır çekişmeleri bırakıp, Demirel'in bu yürüyüşünde ona destek olmamızın zamanı gelmedi mi?
AH-VAH ETMEK KİMSEYE YARAMAZ
Gelelim en büyük gözağrımız futbolumuza.
Bu sezon gerçekten güzel ve çekişmeli, bir lig oynanıyor. Şu anda 5 takım kıyasıya bir şampiyonluk mücadelesi
veriyor.
Bu, uzun yıllar hasret kaldığımız bir tablo. Hele hele Ertuğrul Sağlam'ın yönetimindeki Bursaspor'un ligimizin gizli lideri oluşu ve oynadığı pozitif futbol gerçekten tüm övgüleri hak ediyor.
Öyle sanıyorum ki Bursaspor'un mutlu sona ulaşması birçok futbolseveri mutlu eder.
Şu ana kadar hep güzelliklerden söz ettik....
Sanmayın ki geçen hafta Diyarbakır'daki yaşananları unuttuk.
Spora siyetin karışmasının en acı sonuçlarını görmek, hepimizi derinden yaraladı.
Öyle sanılyorum ki, bu insanlık dışı olayı gerçekleştirenler, Diyarbakırspor'un Turkcell Süper Ligi'nde olmasını
istemeyenler. Çünkü onlar o hassas bölgenin sporla yoğurulup, barışçıl bir düzende yaşamasını arzu etmiyorlar.
Bu yüzden de terörü getirip, spor sahalarının içine sokmaktan hiç ama hiç çekinmiyorlar.
Yıllardır binbir emekle bu noktaya getirilen Diyarbakırspor'un, yeniden bir alt kümeye gitmesinin kime ne yararı
olacağını düşünürsek, sorunun kaynağını da bulmuş oluruz.
Artık çıkan olayları kınamak 'ah-vah' diye bağırmak, kimseye bir yarar getirmez.
ülkedeki tüm unsurların biraraya gelerek bu soruna bir çözüm üretmesinin zamanı geldi de geçiyor bile.
Baksanıza, bu çirkinlikleri konuşmaktan sporumuzdaki güzellikleri farketmeye zamanınmız bile kalmıyor.
Güzelliklere alkış, yaşanan çirkinliklere ise kocaman bir yergi gönderelim.
Amacımız, Türk sporunun her alanda dünya üzerinde söz sahibi olduğu günleri yakalamak.
Bunun için de herkes üzerine düşeni yapmalı...
Tıpkı Fenerbahçe Acıbadem Bayan Voleybol Takımı gibi...