Ligimizin ikinci yarısı gerçekten mücadele oranı yüksek, heyecan temposu fazla ve birbirinden çekişmeli maçlarla başladı. Futbolun marka değerini (ki bu sözden de sıkıldım artık) yükseltmekten bahseden ve bunun için çabalayan herkes, bu durumdan fazlasıyla memnun.
Özellikle giderek azalan hakem hatalarının da bu mücadeleye eklenmesi ortaya, keyifli ve güzel mücadeleler çıkartıyor.
Buraya kadar herşey güzel.
Ancak işimiz eleştirmek olduğuna göre güzel olmayan ve kafamıza takılan bazı noktalara da değinmemiz gerekiyor.
Eğer biz, futbolumuzu veya daha geniş bir açılımla, sporumuzu uluslararası areneda söz sahibi yapmak istiyorsak, önce işe spor yaptırdığımız alanlardan başlamamız gerek.
Havaların biraz kötü, biraz da soğuk geçtiği şu dönemde gördük ki, en büyük sıkıntımız, sahalarımızın hali. Neredeyse yıllar öncesinin balçık görüntülerini anımsatan bu sahalarda futbol oynatmak, marka değerimizi acaba ne kadar yukarılara taşır?
Çok uzağa gitmeyelim.
Geçtiğimiz hafta sonu oynanan Fenerbahçe-Diyarbakırspor ve Kasımpaşa-Antalyaspor maçlarındaki sahaların durumunu şöyle bir göz önüne getirin. İstanbul'un göbeğinde top kontrolünün son derece güç olduğu sahada Fenerbahçe, iki yıldızını zeminin azizliğine kurban vermedi mi?
Aynı şekilde Kasımpaşa'nın Antalya mücadelesindeki sahanın hali ay yüzeyinden farksız mıydı acaba?
Bu sahaya milyonlarca lira verdiğiniz oyuncularınızı sürmek ve onlardan başarı beklemek ne denli sağlıklı acaba?
Aynı şekilde, Kayserispor ile Galatasaray arasında oynanan mücadelede, önce güzel görünen sahanın, dakikalar ilerledikçe ne hale geldiğini acaba fark ettiniz mi?
Üstelik bu iki zemin -Kayseri ve Saracoğlu'nu kastediyorum- Türkiye'nin en modern diye lanse ettiği statlar değil mi?
Yani biz işi yapmasına yapıyoruz da temelini galiba iyi oturtamıyoruz.
Dünyanın en güzel tribünlerini yapsanız saha adam gibi olmayınca bu güzellik neye yarar?
Söylemek istediğimiz; marka değerinin çok konuşulmaya başladığı ve herkesin bundan söz ettiği bir dönemde, işe önce statlardan başlamamızın gerektiği.
Eğer futbolseverlerin tribünlere çekmek istiyor ve futbolumuzun kalitesini yükseltmek istiyorsak, önce statlarımızı ve zeminlerini doğru dürüst hale getirelim.
Yoksa boşu boşuna havanda su döver durururuz.