Üye girişi

Habertürk üyeliğinize ulaşmak için lütfen kullanıcı adı ve şifrenizi yazarak giriş yapınız. Kaydınız yoksa yeni üyelik kaydı yapınız.

Kullanıcı Adı

Şifre

Buradasınız : Anasayfa | Futbol | Süper Lig | FUTBOL KURTULUR (MU?)
FUTBOL KURTULUR (MU?)
Yeşil sahada yok olmaya yüz tutmuş olan güven ortamının yerini, nefret, hata, kavga ve kaos alıyor. Çözüm var (!)
05/12/08 0:26

HTSPOR.COM ÖZEL (CAN BİRSAY'IN HABERİ)

Cevap burada gizli!

Her geçen gün Turkcell Süper Lig’in başkan, teknik adam ve futbolcuları hakem kararları üzerinde daha çok yorum yapıyor. Taraftar kimi zaman çıldırma sınırına kadar geliyor, geriliyor. Eski kararlar yeniden masaya yatırılıyor, teknolojinin yardımıyla verilen kararların doğruluğu sorgulanıyor. Elde edilen cevaplar kimi zaman tatmin ederken, kimi zaman sinirlerin daha çok gerilmesini neden oluyor. Bu arada UEFA, ‘daha fazla hakem’ uygulamasında denemelere başlarken, başta Premier Lig çalıştırıcıları olmak üzere birçok Avrupa liginden hocalar video teknolojisinin de maçlarda devreye girmesi gerektiğine inanıyor.

Premier Lig’den Sir Alex Ferguson ve Arsene Wenger gibi isimlerin başı çektiği liste artık maçlarda yanlış karar istemediklerini şiddetle vurgularken, video devrinin başlamasını istiyor. Ancak İsviçre bu konuya fazla sıcak bakmıyor. “Videolu hakemlik kesin çözüm değil” diyen UEFA sözcüsü William Gaillard, şöyle devam ediyor;
Futbol, hıza, tekniğe ve ritme dayalıdır. Siz bu ritmi bozacak olursanız, oyunun ruhunu öldürmüş olursunuz.”
Yani kısaca UEFA teniste olduğu gibi “Kartal Gözü” uygulamasına benzer dur-başla-bir-bakalım-öyle-devam-edelim-doğruysa-sayı-bana-değilse-iki-itiraz-hakkım-daha-var gibi şeyler istemiyor.

Ancak Wenger’in bu yorumu eleştiren bir cevabı mevcut, “Video tekrarlarından faydalanmamak, elektriğe karşı çıkmak gibi bir durum.” Eğer Wenger haklıysa futbol şu anda karanlıkta oynanıyor.

Ağır çekim görüntülerle kararların gözden geçirilmesi, videonun ve fazladan hakemlerin oyuna dahil olması ince elenerek alınması gereken kararların başında geliyor.

Ne de olsa oyunun ruhu masada yatıyor.

Bu arada Platini’nin de yaşanan sıkıntılara kesin bir çözüm getirmek için hararetli çalışmalar içerisinde olduğu biliniyor.

Problem ne?

Futbol günümüzde 24 saat önceki hızından bile daha hızlı oynanabilecek şekilde gelişiyor. Avrupa ligleri, Güney Amerika ligleri, Şampiyonlar Ligi, UEFA Kupası vs. oyunun üst seviyeye çıktığı başlıca arenalar. Ve bunların tamamında kararlar yüzünden saçını başını yolan rakip takım oyuncusu ya da hakemin peşine düşen insanların sayısı oldukça fazla.

Örnek olarak Fenerbahçe-Beşiktaş maçına bakalım. Ama Turkcell Süper Lig’in 13. haftasında oynanan maça değil, 1991’de oynanan karşılaşmaya. Hırs, azim galibiyet isteği aynen geçerli ancak teknik ve akış aynı değil. Günümüz futbolu açıkça büyük adımlar atarak ilerlemiş durumda. İki maçın bir ortak noktası daha var; tartışılan hakem kararları.

Hakem kararları neden tartışılıyor? Yanlış kararlar mı var? Tartışılıyor çünkü yanlış kararlar var. Neden?

Cevabı ise metnin içerisinde gizli; yıllar önceki Fenerbahçe-Beşiktaş maçıyla günümüzün Fenerbahçe-Beşiktaş maçını yan yana izlediğimizde açıkça oyunun 2 kat hatta daha da çok hızlandığını görüyoruz. Peki, hakemler de futbolcularla aynı hıza ve tekniğe sahip oldular mı? Yoksa onlar daha çok yerlerinde mi saymışlar. Tam anlamıyla yerlerinde saydıkları söylenemez ancak sahada çok daha hızlı hareket eden kimi zaman kusursuz bir şekilde uygulanan taktiklerle akışı iyice artan oyunlar karşısında 1 hakemin 2 yardımcısıyla birlikte 22 gelişmiş üst düzey futbolcuyu yakalaması iyice zorlaşmaya başlamış durumda, bu bir gerçek.
Takip edilmesi gereken birden fazla pozisyon aynı anda yaşanabiliyor. Olay uzakta gerçekleşmiş olabiliyor. Daha basit bakalım, hakem de yorulabilir.

Peki, bir de şu açıdan bakalım, hakem bu hatayı yapıyor ve çoğu zaman bu hatayı pozisyonun içerisindeki futbolcunun dışında anlayan olmuyor.
Burada da Galatasaray-Hacettepespor maçını örnek verebiliriz. Bu yıl yaşanan en ünlü hakem hatasında, doğru penaltı, yanlış oyuncuya sarı kart, yanlış oyuncuya bir kez daha gösterilen kartla haksız yere on kişi kalan konuk takım. Bu maçın hemen ardından Hacettepe başkanı ilk açıklamasında hakemin maça fazla tesir ettiğini düşünmediğini söylemişti. Ancak maçı sonradan tribün yerine televizyondan izleyip, kendisine hatanın ayrıntıları anlatıldığında başkan da dilekçe yazmak durumunda kalarak, kural hatası başvurusu yaptı. Yani kısaca, aynen başkan gibi birçok kişi yaşanan bu hatayı olay anında fark etmemişti. Maçlarda yaşanan pozisyonlar nasıl oluyor da manşetlerden düşmüyor, herkes nasıl oluyor da ertesi gün sanki futbolcunun yerindeymişçesine yaşanan olayı ezbere bilebiliyor? Çünkü 30 kamera bu anı takip ederek sabaha kadar televizyonda tekrar-tekrar oynatırken hatalar masaya yatırılıp en ince ayrıntısına kadar incelenebiliyor.

Şimdilerde maçlarda 30 kamera var. Futbol böyle bir endüstri haline gelmeyi başardı. Futbol bunu hak ediyor. Ama az önce verdiğimiz 1991’deki Fenerbahçe-Beşiktaş maçındaki kamera sayısını biliyor musunuz? Bir elin parmaklarından az.

O maçın hakemi Ahmet Çakar’dı. Kendisi yıllardır, Fenerbahçe düşmanı olarak yaşatıldığını söylerken neredeyse göz yaşlarına hakim olamıyordu. Yardımcısıyla birlikte verdikleri gol kararının doğru olduğunu, o gün doğan çocuklar -bugün 18 yaşındalar-, BBC’nin geliştirdiği teknolojiyle hazırlanmış olan Piero adındaki program sayesinde öğrendiler.

O günden bugüne hırs, rekabet ya da istekte bir değişme yok. 4-4-2’nin 40 farklı versiyonu uygulanmasına karşın temeli hala aynı.
Ancak hız, teknik, teknoloji fersah-fersah değişmiş durumda.

Medya da değişti, artık kıran kırana bir rekabet var. Eskiden tek ekrandan bakılan pozisyonlara artık 50 farklı ekrandan bakılabildiği gibi en az 200 kişinin yorumları Cuma’dan Pazar’a kadar yayında. Bu durumda hata varsa, sayıları her geçen gün artan uzman yorumcular bu hatayı deşip, daha çok skandal ortaya çıkartabiliyor.

Peki hakkı yenen futbolcu ya da takım dışında, hakemlere ne oluyor? UEFA’nın yorumu, Gaillard’ın ağzından, “Hakemler yorulmuş ve hıza ayak uyduramaz durumda” şeklinde.

Basketbol, Amerikan Futbolu, Kanada Futbolu ya da Rugby futbol kadar hızlı değil. Ya da şöyle söyleyelim hepsinde video yardımı var ve oyun daha çok durduğu için tartışacak veya doğru kararı alacak zaman mevcut. Bu kıyaslama gereksiz olduğu kadar gerekli ve bunu UEFA da yapıyor ki soruna en mantıklı çözüm bulunabilsin diye. Yani böyle bir sorun olduğunu herkes kabul ediyor ve havada uçuşan öneriler eşliğinde, en mantıklı çözüm aranıyor.

Avrupa’dan örnek vermeye gerek yok, ülkemizdeki örnekler ansiklopedi dolduracak kıvamda. Ama eski zamana gitmeye gerek yok. Ne de olsa hakem hataları her hafta sonu var. Olmaya da devam edecek. Burada önemli olan hatalara bakış açımız. Süleyman Abay’ın ağzından, “Görülemeyecek penaltıyı gördüm. Yanlış kart gösterdim.”

Video bir çözüm gibi gözükse de, UEFA’ya göre oyunun ritmini bozarak ruhuna negatif bir etki yapacağı için çözüm şıkları arasında şimdilik yok.
O zaman çözüm nerede?

Gol çizgisi teknolojisi mi? Çizgiyi geçip geçmediği zor anlaşılan pozisyonlarda yardımcı olabilir. UEFA bu durumda da “anında” yapılması beklenen pozisyon tekrarlarının zarara uğrayacağını düşünüyor. Şu anda yapılan çalışmalarda hakemin iki yardımcı yerine dört yardımcı ile maç yönetebilmesi gündemde.
19 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nda bunun denemeleri yapıldı. Fazladan iki yardımcı hakemin yer aldığı maçlarda yeni hakemler kale arkalarında görev aldı. Sorumlulukları neydi? Ceza alanında yaşanan penaltı aldatmaları, fair-play dışı hareketler, forma çekmeler, ufak çarpmalarda kornere çıkan toplar vs. Bu pozisyonlarda hakemi uyarmak, uyandırmak.

Ülkemize kısaca bir bakalım. Turkcell Süper Lig’in 13 haftası geride kaldı. Peki top-çizgi tartışması yaşandı mı? Yaşanmaz mı hiç, pek çok kez yaşandı. Tello’nun çizgiyi geçen ama gol kararı çıkmayan korner atışı, Servet’in çıkarttığı top, Carlos’un geri pasında kaleci Volkan’ın çizgi üzerindeki müdahalesi, Umut’un şutunda Aydın’ın topu zamanında çıkartması ancak yanlış verilen gol kararı. Yani 13 haftada verilen kararların yarısı doğru olmuş olsaydı şu anda farklı bir tabelaya bakıyor olacaktık.

Amaç; dördüncü hakemi de sayarsak, maçın 12 gözü olan tek hakem tarafından kontrol altında tutulması. Bu açıklama da UEFA Başkanı Platini’ye ait. Yani şu anda yaşanan sorunların çözümü için en muhtemel uygulama bu.

Bir süre önce hayata geçirilen hakemler arası telsiz iletişimi düşünülecek olursa hakemler arasında gelişmiş olan komünikasyona yeni uygulamanın da katkı sağlaması umuluyor.

UEFA bu uygulama sonunda, yaşanan sorunların tam anlamıyla giderilemeyeceğini farkında. Gaillard: “Ceza sahasında yaşanan forma çekme ve hakemi aldatmaya yönelik kendini yere atmalar azalırsa oyunun hızı ve temposunun kaybolmadan devam etmesine bir adım daha yaklaşırız.”

Bu konuyla ilgili sayısız örneğe sahip olan ligimizde, Güiza, Baros, Nobre, Bobo ve Umut gibi ileri uç isimleri formalarından çekildikleri için topa hamle yapamadıklarını iddia ediyor.

Ancak ekstra hakemlerin şimdilik nerede duracakları ve nasıl pozisyon alacakları belli değil. Denemelerde bu konunun üzerinde duruluyor ve en iyi şekilde konumlanmaları için gözlemler devam ediyor.

Bu arada bir diğer konu da hakemlerin yaşı. Mesela dünyanın en iyi hakemi olarak kabul edilen, yakından tanıdığımız İtalyan Pierluigi Collina 45 yaşında emekliye ayrılmak zorunda kalmıştı. UEFA, yaşı ilerlerken hızını kaybetmeden tecrübesini sahaya yansıtmaya devam eden isimleri de kaybetmek istemiyor. Ancak bu noktada, ülke federasyonlarının hakemlere koyduğu yaş sınırı devreye giriyor.

Nihai amaç; sahada hakemin tek yetkili olması sağlanırken, alacağı destekle verdiği kararların ardından kontrolü kaybetmeden maça devam edebilmesi.

Denemeler başarılı oldu mu?

UEFA’ya göre fazladan iki yardımcı hakemle yönetilen maçların ardından gelen tepkiler ve saha içerisindeki uygulama çok pozitif.

Slovakya-Ermenistan maçının Kuzey İrlandalı hakemi Mark Courtney şöyle konuşuyor;
Bir hakem için önemli olan verdiği kararlardan emin olarak sadece doğru düdükleri çalmaktır. Sahada fazladan yardımla bu isteğinizi daha rahat gerçekleştiriyorsunuz.”

Galatasaray’ın UEFA Kupası’nda Hertha Berlin ile yaptığı maçı yöneten İtalyan Nicola Rizzoli, bu yeni deneyimi Norveç-Slovenya maçında yaşadı. Rizzoli de fazladan yardıma minnettar; “Penaltı noktasında üç çift göz vardı. Hata yapma şansımız çok azalmıştı. Böyle bir destekle maç idare etmek büyük bir artı.”

Kesin olan ve hiç değişmeyen bir konu daha var.
Hakemin ne kadar çok yardımcısı olursa olsun, futbolcunun da hakeme karşı iyi niyetli bir şekilde yardımcı olmaya gönüllü olması şart.

UEFA yeni uygulamaların zaman içerisinde hayata geçmesiyle futbolcu-hakem arasındaki güven ortamının yeniden tahsis edilerek aradaki yardımlaşmanın artacağını umuyor.

Barcelona’nın dünyaca ünlü golcüsü Thierry Henry’nin konuyla ilgili düşünceleri olumlu; “Fazladan hakeme hiçbir itirazım olmaz. Bence video tekrarı da kötü olmaz. Amaç doğru kararın alınması olduktan sonra uygulama bizim de hakemlerin de işine yarar.”

Burada Henry’nin düşünceleri çok önemli, çünkü onun gibi hızlı futbolcular özellikle ceza sahası içerisinde en çok sorun yaşayan isimler arasında yer alıyorlar. Bu yıldızların da bu tip uygulamalara verecekleri destek dünya genelinde büyük önem taşıyor.

UEFA raporunu tamamlama aşamasında, rapor Şubat’ta toplanacak olan Uluslararası Futbol Birliği’nde masaya yatırılacak ardından da FIFA’ya gidecek.
Peki, sonra ne olacak?

UEFA’dan Gaillard, “Gördükleri şeyi beğenirlerse, uygulama daha geniş bir alanda denenmeye başlanacak. Onay alınca gelecek sezona yetişecek hızda hayata geçirilebilir.”

Bu uygulama kural kitabındaki yerini alırsa, 1992’de geri pası yasaklayan kuraldan beri futbolda en büyük değişiklik yaşanmış olacak.

Bu kural hayata geçse de geçmese de değişmeyecek bir gerçek var, fair-play ruhuna aykırı hareketler devam ettikçe karşılıklı olarak zarar görmeye devam edecek olan güven ortamını hiçbir kural sağlayamaz. Fair-play’e sahip çıkmadığımız sürece maçı kimin ne şartla altında yönettiği uzun vadede ikinci planda kalacak.

Puan Durumu
P
M
B
G
O
Lig Fikstürü
Hizmetler ve İletişim
:
Kategoriler
:
Diğer Linkler
:
İzleyici Hattı
: