HTSPOR.COM - ÖZEL
Turkcell Süper Lig'de geride kalan 4 haftanın ardından Galatasaray averaj fazlasıyla liderliği elinde tutarken hemen arkasında aynı puanla Fenerbahçe yer aldı. Geçen sezonun iki kupalı şampiyonu Beşiktaş ise peş peşe gelen puan kayıplarıyla taraftrarlarını üzdü ve Aslan ile Kanarya'nın arkasında kalmaktan kurtulamadı. Trabzonspor'un da beklentilerin uzağında kaldığı bu günlerde Trabzonlu yazarımız Sedat Tunalı, Yılmaz Özdil ile kısa bir futbol sohbeti yaptı. Bu söyleşide, konu Süper Lig ile sınırlı kalmazken bir Göztepe tutkunu olan Özdil'in öngörüleri futbolumuza farklı bir açıdan bakmamızı sağladı.
-Sayın Yılmaz Özdil, takımlar vizyona çıktı. Avrupa Kupaları, Süper Lig. Nedir izlenimleriniz?
Valla futbol otoritesi değilim ama iyi bir futbol izleyicisiyim. İlk haftalardan gördüğüm şu, oynadıkları rakipler zayıf olsa da, Fenerbahçe - Galatasaray rekabetinin üst düzeyde yaşandığı bir sezon yaşayacağız.
-Trabzon’u geçtik, BJK da olmaz diyorsunuz yani!
Beşiktaş biraz şans şampiyonu oldu bana göre. Geçen yıl Mustafa Denizli şampiyon olmaya yetti belki ama bu yıl Mustafa Denizli yetmez!
-Trabzon? Biliriz ki kalbinizin bir yerinde Trabzon saklıdır.
Trabzon sevgim saklı filan değil, apaçıktır. Göztepe’nin olmadığı her yerde, emeğin ve özverinin sembolü Trabzon’un yanında atar kalbim. Ama her şey iyi giderken bir anda tepetaklak oldular. Trabzon’un içini pek bilmiyorum ama, asıl sorunun “içerde” olduğunu düşünüyorum. Trabzon, İstanbul takımlarının usulleriyle olsa olsa 4. olur ve orjinalliğini kaybeder, bunu İzmirli Yılmaz görüyor da Trabzonlu alimler! nasıl görmüyor anlamıyorum!
-Bu yılın yıldız adayınız kim?
Arda Turan açık ara önde gider gibi. Bir de tepeden tırnağa “büyük oyuncu” kumaşına sahip Özer Hurmacı’ya dikkat derim.
-Hakemler?
Hakemlere tek tavsiyem var; büyük küçük demeden, hata yapacağım korkusuna kapılmadan dik dursunlar. Dik duran adama bir laf ederler, iki laf ederler belki ama, sonunda herkes saygı duyar. Bir hatayı ikinci bir hatayla tamir etme yanlışına düşerlerse, maskara olurlar. Hatalarına da sahip çıkan ve hatalarına rağmen güven veren hakem tipi Türkiye’nin en büyük ihtiyaçlarından biridir.
-Asıl soru; Göztepe yeni bir slogana sarıldı “Her sene bir üst lige el ele Süper Lige”, içinizden geçen nedir? Duyguyla aklı harmanlayarak yanıtlarsanız, daha doyurucu olur!
Göztepe semtin takımı, biz o tribünlerde büyüdük. Tarif edilmez o duygu, ancak yaşayan bilir. Hedef hayal gibi görünse de değil, slogan da çok güzel bulunmuş. Göztepe camiası, İstanbul takımlarının üçer beşer yediği yıllarda yarı final görmüş bir gelenekten geldiklerini asla unutmamalılar. İzmir bu ülkede futbolun ana merkezlerinden biri olmuştur ve bugün de öyledir. Ama nedenini anlamakta zorlandığımız “çakma” bir İstanbul aidiyeti var ki, zorlamadır, hiçbir sosyolojik temeli yoktur, bu sakalet İzmir takımlarını da yalnızlaştırdı. İnsanlar işin kolayına kaçıyor, direk başarılı olana yöneliyor, oysa sevgi emekle yoğrulursa değer kazanır. Göztepe sevgisi, emeğe sevginin ve saygının öte adıdır. Ben Trabzon’u da böyle gördüm hep, ve daima saygı duydum. Ama bu gidişle onlar da sıradanlaşacak. Endüstriyel futbol kavramı, bir gerçeklik olduğu kadar bir cinayet makinesidir aynı zamanda. Amatörlüğü bitiren bir yok edici. Trabzon ve Göztepe gibi markaların, her şeye rağmen “endüstrileşmeden” de, başarılı olabileceklerine inananlardanım, hayal görüyorsun diyen olabilir, ama bu insana yaşama sevinci veren bir hayal. Gerçekliği İstanbul takımları ve endüstriyel futbolu sevgililerine bırakıyoruz, ama hayallerimizi de biz emek sevdalılarına bıraksınlar. Bu ülkenin geleceği Göztepe’dir, Adana Demirspor’dur, Trabzon’dur, Buca’dır, Soma Linyit’tir.
-Son söz?
Bir Göztepeli olarak, camiası ve gelenekleriyle Süper Lig’de çok büyük bir boşluğu dolduracağına inandığım Karşıyaka’nın bu yıl Süper Lige çıkmasını canı gönülden istiyorum. Süper Lig İzmir’siz olmaz!!! Olmamalı!
Sedat TUNALI