GAZETE HABERTÜRK - METE AKTAŞ'IN HABERİ
"5 yıldır Doğu Konferası'ndayım ve buranın oyun tarzına çok alıştım. Toronto, Portland'la aynı parayı verse de tercihim değişmezdi. Emin olun kaç para alacağını ben de net bilmiyorum."
"Portland'da genç ve yetenekli bir kadroya ağabeylik yapacaktım. Ama Toronto'da Chris Bosh ve benim üzerime bir takım kurulacak. Bu da benim için çok önemli bir etkendi."
O Türk basketbolunun yüz akı... O, NBA'de geçen sezona damgasını vuran yıldız... O, transferiyle Amerika'nın en çok konuşulan isimlerinden biri... O, herkesi peşinden koşturan Hidayet Türkoğlu... Amerikalılar'ın deyimiyle 'Türkiye'nin Michael Jordan'ı herkes onunla konuşmak için can atarken, HABERTÜRK'e birbirinden ilginç açıklamalarda bulundu. İşte Hido'nun ağzından Toronto'ya geçiş öyküsü...
Mete Aktaş: Hidayet öncelikle Toronto'ya transferin hayırlı olsun. Portland'la anlaştığına dair haberler çıkmaya başladıktan 3 saat sonra Toronto Raptors'u tercih ettiğin bilgisi geldi. Portland'da neler oldu? Neden son dakikada fikrini değiştirdin?
Hidayet Türkoğlu: Her şeyden önce Portland yönetimine çok teşekkür ediyorum. Beni çok iyi ağırladılar, büyük bir misafirperverlik örneği gösterdiler. Havaalanında bana unutamayacağım bir karşılama yaptılar. Ama günün sonunda Portland'ın benim hedeflerim açısından en uygun takım olmadığına kanaat getirdim. 5 senedir Doğu Konferansı'nda mücadele ediyorum ve açıkcası hem Amerika'nın doğusunda yaşamaya hem de Doğu Konferansı'nda oynanan basketbol stiline çok fazla alıştım. Bu saatten sonra yeniden Batı Konferansı'na dönmek benim için tuhaf bir deneyim olacaktı. Orada oynanan basketbola yeniden uyum sağlamak çok kolay değildi. Toronto Raptors yöneticileri ile zaten görüşme halindeydim ve Genel Menajer Bryan Colangelo'dan beni tatmin eden bir teklifle gelince, Doğu Konferansı takımı olan Toronto'yu tercih ettim.
- "AĞABEY" DEĞİL MERKEZ OYUNCU-
M.A: Eşin Banu'nun senin Toronto'yu tercih etmende ana etken olduğu iddia ediliyor. Bu doğru mu?
H.T: Yani evli bir insanım. Tabii ki, kariyerim ve geleceğim ile ilgili önemli bir karar alırken elbette eşime ve aileme danışacağım. Sonuçta transferim konusunda karar verirken de eşimin görüşünü almam kadar doğal bir şey olamaz. 5 yıl gibi uzun bir süreçten bahsediyoruz ve ben tek başıma hareket etmeyeceğim. Eşim benim bu güne kadar verdiğim tüm kararlarda her zaman arkamda olmuş ve beni desteklemiştir. Toronto'ya gitme kararı benim kararımdır ve eşim de bu kararımda benim yanımda yer almıştır hepsi bundan ibaret.
M.A: Portland'ın takımın geleceği üzerine kurduğu Brandon Roy ve LaMarcus Aldrige, Greg Oden gibi üç oyuncu var. Toronto'da ise All-Star forvet Chris Bosh ile birlikte sen takımın iki ana parçasından biri olacaksın. Toronto'da üstleneceğin rolün büyüklüğü kararını etkiledi mi?
H.T: Evet, çok haklısın Portland'da genç ve yetenekli oyunculardan kurulu bir takıma "ağabeylik" yapacaktım. Toronto'da ise Bosh ile birlikte takımı bizim etrafımıza kuracaklar. Ayrıca kadroda Andrea Bargnani, Jose Calderon gibi çok kaliteli Avrupalı oyuncuların olmasıda benim için bir avantaj. Bunlar beni Toronto'ya çeken nedenler oldu.
- "ALACAĞIM PARAYI BEN DE BİLMİYORUM" -
M.A: Gelelim parasal konulara. Duyduğumuza göre Portland'ın teklifi 5 yıl için 50 milyon dolardı. Daha sonra ise bu rakamın 5 yıl için 57 milyon dolar olduğu iddia edildi. Bunların hangisi gerçekti?
H.T: İlk rakam doğrudur. Portland 5 yıl için 50 milyon dolar teklifte bulundu.
M.A: Peki Toronto'nun teklif ettiği rakam nedir? NBA.com'da yayınlanan bir haberde iddia edildiği gibi 60-61 milyon dolar civarında bir kontratmı sundular?
H.T: Hayır, o çok abartı bir rakam. Duyduğuma göre Türkiye'de de bazıları 5 yıl için 80-90 milyon dolar alacağımı yazmışlar. Nasıl uyduruyorlar, nasıl abartmayı başarıyorlar anlamak mümkün değil, ben de bilmiyorum. Avukatım bu işleri yürütüyor, o yüzden net bir şey söyleyemiyorum.
M.A: 53-56 milyon dolar arasında bir rakam telaffuz ediliyor?
H.T: Evet, o civarda bir rakama anlaşacağız. Şunu da söyleyeyim. Eğer Toronto bana Portland'la aynı parayı vermiş olsaydı bile benim tercihim yine Toronto olacaktı.
- "ORLANDO KONUSU BENİ ÇOK ÜZDÜ" -
M.A: Biraz da artık "eski takımın" olmak üzere olan Orlando Magic ile yaşadıklarından bahsedelim. 5 seneni verdiğin bir takımda üstelik finale çıkmayı başardığın bir sezonda, Orlando'nun seninle anlaşmak yerine adeta arkandan iş çevirerek başka bir oyuncuya yönelmesini nasıl değerlendiriyorsun?
H.T: Aslında hiç o konulara girmek istemiyorum, gerçekten beni çok üzen bir konu. Onlar farklı bir yola girmek istediler ve bunun için başka bir hamle yaptılar. Ben de bu karara saygı duyarım ve kendi yolumda devam ederim.
M.A: Bu konuda önemli bir söylenti de Orlando'nun sana bir teklifle geldiği ve senin bu teklifi beğenmeyip reddettiğin yönündeydi. Sen bu teklifi reddedince Orlando'nun da buna misilleme olarak takasla Vince Carter'ı aldığı söylendi. Gerçekten olay böylemi gelişti?
H.T: Valla bana NBA Draft'ından iki gün önce, 23 Haziran Salı günü Orlando'dan resmi bir teklif geldi. Ben de gelen teklif için teşekkür ettim ve üzerinde düşünmek için bir kaç gün süre istedim. Ben daha teklifi avukatım ve ailemle konuşurken, 2 gün sonra Vince Carter'ı aldılar. Benim bu takastan en ufak bir haberim bile yoktu ve gerçekten çok şaşırdım. O transferin üzerine zaten yapabileceğim bir şey kalmamıştı ve ben de ayrılmaya karar verdim. Umarım yeni sezonda her şey çok iyi olur. Yakında Türkiye'de görüşürüz.