Genel Kuruldan geçen kanuna göre, bir spor karşılaşmasının sonucunu etkilemek için bir başkasına kazanç veya başka menfaat sağlayan kişiye verilen hapis cezası indiriliyor. Bu kişilere verilen hapis cezasında 12 yıla kadar olan üst sınır 3 yıl, 5 yıl olan alt sınır da 1 yıl olarak uygulanacak.
Suçu, federasyon veya spor kulüpleri ile spor alanında faaliyet gösteren tüzel kişilerin genel kurul ve yönetim kurulu başkan veya üyeleri; teknik, idari yöneticileri, kulüplerin, sporcuların menajer veya temsilciliğini yapan kişiler işlerse ceza yarı oranında artırılacak.
Şike ve teşvik primi kapsamına giren suçlarla ilgili olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecek, verilen hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilemeyecek ve ertelenemeyecek.
Bu suçların, değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi halinde, bunlardan en ağır cezayı gerektiren fiilden dolayı verilecek ceza, 4'te 1'den 4'te 3'üne kadar artırılarak tek ceza olarak uygulanacak.
Bu suçlardan cezaya mahkum olan kişi; ayrıca TCK'nın 53. maddesi hükümlerine göre, spor kulüpleri ve federasyonların, bünyesinde sportif faaliyetler yapılan tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapamayacak. Böylece, spor federasyonları ve kulüplerinin başkan ve üyelerinin, soruşturma sonucunda açılacak davada beraat etmeleri halinde, yargı yönünden görevlerine devam etmelerinin önünde bir engel kalmayacak.
SPOR ALANLARINA YASAK MADDE SOKANLAR
Spor alanlarına yasak madde sokulması ve müsabaka düzeninin bozulmasına ilişkin cezalar da indiriliyor.
Buna göre, bulundurulması suç oluşturmamakla beraber yasak kapsamına giren alet veya maddeleri spor alanlarına sokan kişiye 3 aydan 1 yıla kadar verilen hapis cezası, 1 yıla kadar hapis şeklinde uygulanacak.
Spor alanlarına, bulundurulması yasak olmamakla beraber kesici, ezici, bereleyici, delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı, yakıcı maddeleri seyircilere sağlamak amacıyla spor alanına sokan, spor alanında seyircilere sağlayan kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis yerine, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası alacak.
Bu alet veya maddeleri spor alanında kullanan kişi, bu suretle müsabaka düzeninin bozulması halinde, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası yerine, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
HAKARET İÇEREN TEZAHÜRAT
Kanun, hakaret içeren tezahüratta bulunanlara da hapis cezası indirimi getiriyor; hapis cezasının üst sınırı 2 yıldan 1 yıla düşürülüyor.
Spor alanlarında veya çevresinde, toplum kesimlerini din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet, mezhep farkı gözeterek hakaret oluşturan söz ve davranışlarda bulunan kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç işlemezse 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası yerine, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası alacak.
Spor karşılaşmalarına seyirci olarak katılmaktan yasaklanan kişi, bileti olmadan spor alanlarına girerse hapis cezasına değil, adli para cezasına çarptırılacak. Adli para cezası da 50 günden az olamayacak.
MAHKEMELER DEĞİŞİCEK
Yetkisiz olarak müsabaka alanına, soyunma odalarına, koridorlarına, sporcu çıkış tünellerine giren kişiye verilen ceza da indiriliyor. Mevcut düzenlemede 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilirken, bu ceza 20 günden az olmamak üzere adli para cezasına dönüştürülüyor. Bu durumun, müsabakanın seyrini veya güvenliğini bozması halinde, bu kişiye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası yerine, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası verilecek.
Bu düzenleme kapsamına giren suçlardan dolayı yargılama yapmaya, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği, asliye veya ağır ceza mahkemeleri yerine sulh ve asliye mahkemeleri yetkili olacak.
BDL'Lİ HASİP KAPLAN KÜRSÜDE BARDAK KIRDI
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin sözlerine sinirlenerek, konuşma yaptığı kürsüdeki bardağı kırarak fırlattı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bir kez daha görüşülmek üzere iade ettiği sporda şike cezalarını indiren kanunun TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri, Canikli ile Kaplan'ın tartışmasına sahne oldu.
Kanunun 1. maddesinin görüşmeleri üzerinde söz alan Canikli, kendisinden önce konuşan Kaplan'ın, ''şike soruşturmasına'' ilişkin iddianamede adının geçtiğini söylediğini belirtti.
Elindeki iddianameyi gösteren Canikli, adının bir yerde, iki eski Giresun Spor Başkanı'nın telefon konuşmasında geçtiğini kaydetti. Canikli, başkanlardan birinin diğerine, ''İki sefer yönetim ertelendi, bana bırakıp gitmedin, Olgun Aydın Peker seni tehdit ettiğin için gittin. Giresun'da senin Peker tarafından tehdit edildiğini, ondan dolayı gittiğini herkes biliyor. Vali'ye de açtın, Nurettin Canikli'ye de açtın, beni Peker tehdit etti diye'' dediğini aktardı.
Canikli, ''iddianamede adı karışmak'' söyleminin, hukuken her anlama gelebileceğini belirterek, ''Onurlu insan böyle iddiada bulunurken, bütün açıklığıyla ortaya koyar. Ayak oyunlarıyla, bu şekilde alicanbaz oyunlarıyla, onursuz şekilde olmaz, ayıptır. Bir de hukukçu olduğunuzu söylüyorsunuz, böyle hukukçu olur mu? Böyle ancak hukuk teröristi olur. Böyle mantık, insan, milletvekili olur mu? Utanın, buradan özür dileyin. Böyle terbiyesizlik olmaz'' diye konuştu.
Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan Kaplan, burada, herkesin ağzından çıkanın kulağının duyması gerektiğini ifade etti.
Canikli'nin adını, iddianamede kendisinin değil, savcıların yazdığını ifade eden Kaplan, ''İddianamede var mı yok mu? Sanıktır, 'şununla suçlanıyor' demedim. Hükümetin atadığı Federasyon Başkan Yardımcısı da sanıktır, partinizin içinde seçilmişler de var; sanıktır. Sayın Canikli, siz kalkıp bu kürsüde hakaret ediyorsunuz, tehdit ediyorsunuz. Sözlerinizi geri almanız lazım. İddianame yer aldınız mı almadınız mı; iddianamade yer almanızdan niye gocunuyorsunuz? Doğruyu söylediğimizde kürsüden gelip bize hakaret edip, küfredip, tehdit edip, çoğunluğunuza güvenerek susturacağınızı zannediyorsanız, ona kalkışmayın'' dedi.
Süresinin sona ermesine rağmen konuşmasına devam eden Kaplan'ı, Meclis Başkanvekili Mehmet Sağlam uyardı. Canikli'nin sözünü geri almasını isteyen Kaplan, ''Hakaret de tehdit de edemezsiniz'' dedi. Kaplan, kürsüde bulunan su bardağını alarak sert bir şekilde kürsüye vurdu. Kaplan daha sonra, kırılan bardağın parçalarını kürsünün önüne doğru fırlattı.
Bunun üzerine BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder kürsüye koşarak, Kaplan'ı sakinleştirmeye çalıştı. BDP'liler Kaplan'ı tutmaya çalışırken, Kaplan, ''Özür dileyecek, sözünü geri alacak'' diye bağırdı. Sağlam, birleşime ara verdi, Kaplan da milletvekilleri tarafından kulise çıkarıldı.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, kürsüde bardağı vurmasının Genel Kurula karşı doğru olmadığını belirterek, ''Olmaması, yaşanmaması gereken bir şey'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, şike cezalarını indiren kanunun görüşmelerinde yaşanan tartışma, uzlaşmayla sonuçlandı.
Kanun görüşmelerinde söz alan Hasip Kaplan, zaman zaman iktidar ile muhalefet arasında sert tartışmaların yaşanmasının doğal olduğunu söyledi.
Tepkilerini, ölçülü koymak zorunda olduklarını belirten Kaplan, iddianameyle ilgili dikkat çektiği konunun AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'yi incitmiş olabileceğini kaydetti. Kaplan, 32 yıldır avukatlık yaptığını, hukukçuluğunu bütün dünyanın bildiğini, Canikli'nin de kendisinin ''terörist hukukçu'' olmadığını bildiğini sandığını kaydetti.
Kaplan, bardağı vurmasının, Genel Kurula karşı doğru olmadığını ifade ederek, ''Olmaması, yaşanmaması gereken bir şey. Sayın Canikli de aynı şekilde sözlerinin yanlış olduğunu söyleyeceğine inanıyorum'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de kullandığı ifadelerin, tepkisel düşüncenin yansıması olarak ortaya çıktığını kaydetti. Canikli, Kaplan'ın sözlerini geri almasından sonra, kendisinin de ifadelerini geri aldığını kaydetti.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, BDP'yi, hiç kimsenin dışlamadığını, yok saymadığını kaydederek, böyleymiş gibi göstermenin, Meclise haksızlık olacağını belirtti.