Üye girişi

Habertürk üyeliğinize ulaşmak için lütfen kullanıcı adı ve şifrenizi yazarak giriş yapınız. Kaydınız yoksa yeni üyelik kaydı yapınız.

Kullanıcı Adı

Şifre

Buradasınız : Anasayfa | Süper Lig | Futbol | Spor | 20 dakika!
20 dakika!
Halil Özer yazdı...
08/02/10 09:30
HERHALDE Kadıköy’de son zamanlarda taraftarların sinir katsayısını bu denli üst düzeye çıkaran bir maç
oynanmadı.

Bu beraberlik kimsenin aklının ucundan bile geçmiyordu. Ancak Diyarbakırspor öyle bir futbol oynadı ki hepimizi şaşırttı. Bugüne kadar böyle bir mücadeleye tanık olmadık. Hiçbir şeye direncini bozmadı. Ne seyirciye, ne Fenerbahçeli futbolcuların bir insanın rüyasına bile girecek olağanüstü baskısına boyun eğdiler. Sahada yarım bile oynayan Diyarbakırlı oyuncu yoktu. Her biri bu sezonki en üst düzey performansına ulaştı. Ve tabii bir de inanılmaz şansları... Maça çıkmadan muhtemelen Telli Baba’ya gitmişler, kurşun döktürmüşler, okutmuşlar ya da havaalanından Zuhuratbaba’ya uğramışlar. Ve muhtemelen bunların tümünü birden yapmışlar.


Ama tabii ki şanslarını insanlar yaratır. O kadar mücadele etmeselerdi o şans da yanlarına uğramazdı. Ve hepsinden öte Diallo, Erdinç ve Ayman’ı şu tempolu maçın en üstüne koymak gerekiyor.

Fenerbahçe’ye gelince... Koskoca bir ilk 45 dakikayı heba ettiler. Havaları yerindeydi. Kendilerine olan özgüvenleri en üst düzeydeydi. Ama en büyük düşmanları ayaklarının altındaydı. Farkına varamadılar. O zemin, Fenerbahçe gibi topu iyi gezdiren bir takım için can düşmanı gibi. Ve dün de Lugano’yu Uğur Boral’dan sonra kurban aldı. Bununla da yetinmedi, Fenerbahçe’nin 2 puanı da gitti.

Diyarbakır zemini o kadar iyi kullandı ki sanki bu maç için günlerce pirinç tarlasında çalışmış gibiydi. Şöyle bir ilk yarıya bakın... Fenerbahçe bu sezonki en yüksek top kaybı sayısına ulaştı. Alex sahada hiç yoktu. Zaten onun bu kadar kötü olması Fenerbahçe’nin dün 2 puan bırakmasında başrolü oynadı. Ayman ve Barış’ın ön liberodaki başarılı futbolunun da Alex’in yılmasında önemli rolü vardı. İstediği hiçbir boş alanı bulamadı. Ara top atamadı, kanatları besleyemedi. Yani Fenerbahçe’nin eli ayağı yoktu.

Koca ilk yarıda Semih’in şutu dışında F.Bahçe’nin tek bir pozisyonu bile yoktu. Bir ortanın bile yapılmadığı, pozisyonun olmadığı, iki pasın atılmadığı bu yarıyı boş geçmek şaşırtıcı olmamalı.

İkinci yarı ise Türkiye liglerinin en güzel maçlarından biri oynandı. Tamam futbol olarak çok beğenmeyebilirsiniz. Ancak ortaya konulan 22 kişilik mücadele bir futbol maçından mutlu ayrılabilmek için çok yeterliydi. Hele o son 20 dakika için Diyarbakır’ın koruduğu yarı alanın çimlerine bundan sonra ayrı bir bakım yapmak gerekir. O mücadelede, zaten yumuşak olan çim ve toprak birbirine girdi. İki takım oyuncuları aynı Braveheart filminin savaş sahneleri gibi mücadele etti. Ayakta kalanlar kaldı, sakatlananlar çıktı, yorulanlar oyun dışına alındı. Belki çok pozisyon olmadı ama ona da çok aldırmıyorum. O 20 dakika bana yetti de arttı bile. Ağzım kulaklarıma vardı. Marka değerini kafasına takanlar fazla düşünmesinler. Alın işte size marka değeri. Yeter ki şu sahalara bir ihtimam gösterilsin. Fenerbahçe de birçok maçın kendi sahasında olmasını avantaj saymasın. Bu zeminde bu avantaj böyle sıfıra iner. Ama sakın ola, dünkü beraberlik sadece zemine bağlanmasın. Önce Diyarbakır’ın hakkını vermek lazım. Sonra da Fenerbahçe’nin çok fazla özgüvenin başına ne işler açtığını görmesi lazım. Ayağını yere basması şart.

Tabii bir de Koray Gençerler. Dünkü maçı zedeleyen tek kişi oydu. Detayları zaten Bülent Yavuz Hoca yazdı. Ancak ben uzatmaya takıldım. 5 dakika uzatma gösteriliyor. Sadece 2 dakika oynatıyor. Uzatmayı uzatan hakem gördüm de uzatmayı kısaltanı görmedim.

Öyle zamanlar oluyor ki hakemlerimiz bazı maçların çok gerisinde kalıyor. Gençerler de öyle oldu. Keşke hep yan hakem olarak kalsaydı. Bu işe bulaşmasaydı. 10 haftadır Süper Lig maçı yönetmemiş. Keşke hiç yönetmeseydi.

Puan Durumu
P
M
B
G
O
Lig Fikstürü
Hizmetler ve İletişim
:
Kategoriler
:
Diğer Linkler
:
İzleyici Hattı
:
CİNER GRUBU